ANA SAYFA   
NEDEN TUSEM?   
KİTAPLARIMIZ   
TUS REHBERİ   
GEÇMİŞ TUS SORULARI   
KONTENJANLAR   
GRUP SEÇENEKLERİ   
TUS KAMPI   
VAKA KAMPI   
MECBURİ HİZMET (DHY)   
USMLE   
GELİŞMİŞ PUAN HESAPLAMA   
İNTERAKTİF SORU BANKASI   
ŞUBELERİMİZ   
BİZE ULAŞIN   
 

     Vajende en sık görülen primer kanser nedir? Epidermoid karsinom
 


     56 yaşında G2 P2 bir kadın öksürürken idrar kaçırdığını, kendisine önerilen Kegel egzersizlerinden fayda görmediğini söylüyor. Doktor kendisine laparoskopik retropubik uretropeksi operasyonu öneriyor. Ameliyatın fayda ve riskleri hastaya anlatılırken aşa...
 


Tüm yeniliklerden ve kampanyalardan haberdar olabilmek için mail listemize katılın.


Bu Sayfayı Facebook'ta Paylaş   

TUS'da Anatomi'ye nasıl çalışılmalı?

                  Sevgili arkadaşlar, TUS ve benzeri sınavlara hazırlık amacıyla Anatomi çalışırken sınavın çoktan seçmeli bir sınav olduğunu unutmamak çok önemli. Klasik eğitim sürecimizde genellikle sözlü sınavlara hazırlık yapmaya alıştığımızdan çoğumuz gereksiz bir yığın detayı ezberlemek kaygısı ve en önemlisi paniğiyle zaman kaybediyoruz.

                   TUS çoktan seçmeli bir sınav dolayısıyla minimum bilgiyle maskimum soru çözmek mümkün bunun için tabi ki çalışmak ve bir sürü yapının adını ve fonksiyonunu ezberlemek gerekli ancak genel yaklaşımda bulunabilecek kadar özellikle Topografik Anatomi bilgisine hakim olmak ve fotografik hafızaya yönelik çalışmak başarının anahtarı diye düşünüyorum.

                  Çalışmaya başlamadan önce mutlaka  yapılması gereken ilgili konuyla ilgili daha önceki sınavlarda sorulmuş eski soruların güvenilir bir kaynaktan incelenmesi. Burada kastettiğim soruları çalışmak değil sadece soruları özellikle soru köklerini hızlı okumayla gözden geçirmek. Bu sayede ilgili konuda soruların hangi alt başlıklarda yoğunlaştığı ve ne tarz sorular geldiği konusunda bir fikir sahibi olup sonra oturup o konuyu çalışmak size hem zaman kazandıracaktır hem de başarınızı katlayacaktır.

                  Anatomi sorularında temel problem düzenli bir konu dağılımının her zaman mümkün olmayışıdır. Örneğin her sınavda bir kemik veya eklem, bir  kas, bir kalp, bir arter, bir ven, bir MSS, bir PSS, bir Sindirim, bir Solunum, bir ürogenital sistem sorusu gelse çalışacağımız konulara aşağı yukarı eşit zaman ayırarak aldığımız riski azaltmak mümkün olurdu. Ancak öyle sınavlar var ki 6 – 7 soru nöroanatomiden geliyor veya dolaşım ağırlıklı oluyor veya bazen de tam tersi 5-6 soru birden Lokomotor sistemden geliyor ve bu dengesiz dağılım nedeniyle avantaj veya dezavantajlar yaşayabiliyoruz.

                  İdeali her konuya zaman ayırmak, ancak tecrübeyle sabittir ki bu sınav için Dolaşım sistemi ve Nöroanatomi konularına hakim olarak sınava girmek genellikle 6-7 sorunun rahatlıkla yanıtlanması demek. Üstelik klinik bilimler sorularının çözülmesinde de bu bilgiyi kullanabildiğimizi düşünürsek ağırlık vermemiz gereken konuların bunlar olduğu düşüncesindeyim. Lokomotor sitem için özellikle ekstremite eklemlerinin ve kaslarının fonksiyonlarının iyi bilinmesi, kranyum iskeletinin önemli delik veya kanallarının bilinmesi genellikle yeterlidir.

                  TUS genelinde Anatomi sorularının genellikle 1 veya 2 tanesi zor denebilcek sorular, 5 veya 6 soru orta zorlukta, çalışanın ve oryantasyonu iyi olanların kolaylıkla yapabileceği sorular olmakta genellikle 2 veya 3 soru çok kolay denebilecek (bazen de eski soru)sorulardan oluşmaktadır.

                  TUS’da başarılı olabilmek için soruların en az %70’inin doğru yanıtlanması gerekmekte, Anatomi sorularının toplam 10 tane olduğu düşünülürse en az 7 ideali 8 veya 9’unun doğru yanıtlanması gerekmektedir.

                  Sevgili arkadaşlar 200 soruluk bir sınavda 10 sorunun lafı olmaz ben hiç Anatomi çalışmayayım zaten 2-3 eski soru gelir onları yaparsam yeter; bu derse ayıracağım zamanı diğer derslere ayırayım daha iyi şeklindeki bir yaklaşım tamamen yanlıştır!

                  Anatomi başlığı altında toplam 10 soru sorulmaktadır ancak salt anatomi bilginizi kullanarak çözebileceğiniz soru adedi ortalama 25’tir. Dolayısıyla bu yadsınmayacak kadar önemli miktarda soruyu birazcık dikkat ve çalışmayla rahatlıkla ve tereddütsüz çözmeniz mümkün iken bundan vazgeçmek sınavda başarı olasılığını da oldukça düşürecektir. Kaldı ki özellikle klinik bilimlerde bir sürü konunun anlaşılabilmesi ve analiz yeteneğinin geliştirilebilmesi ancak Anatomi bilgisinin iyi oturmuş olmasıyla mümkündür.

                  Anatomi çalışırken ideal metot öncelikle eski soruların hızlı bir şekilde gözden geçirilmesi, sonra konu kitaplarından konunun dersten önce hızlı bir şekilde okunması, sonra dersin dikkatle dinlenmesi ve kitaptan veya ders slaytlarından takip edilerek önemli noktaların işretlenmesi ve dersten sonra da en kısa sürede çalışma soruları kitaplarından soruların çözülmesi ve en sonra da çıkmış TUS sorularının çalışılmasıdır.

                  Ancak sınava yakın son tekrar mutlaka (özellikle çıkmış soruların açıklamalarıyla birlikte tekrarlanması) gerekir. Özellike fotografik hafıza için sık sık ders notlarının ve konu kitabının hızlı bir şekilde gözden geçirilmesi daha önce altı çizilmiş konuların tekrar okunması, şekil – şema ve tabloların sık sık gözden geçirilmesi şart.

                  Tabi ki bu ideal metot; ancak bu kadar zaman ayırma lüksü olmayanların (çoğumuz yaniJ ) yapması gereken: derslerin dikkatli takibi, kaçırılması durumunda mutlaka Offline’dan izlenmesi ve sonrasında önce konu kitabından sonra soru kitabından ve en son da TUS soruları kitaplarından konunun  çalışılması ve sınava yakın TUS sorularının tekrarı yeterli olacaktır.

                  Önemli olan kaç tekrar yaptığınızdan ziyade verimli metotla çalışıp çalışmadığınızdır. Tabi ki tamamen isme dayalı derslerde sık tekrar şarttır. Ancak farkında bile olmadan öreneğin çok sevdiğiniz dolaşım sistemini habire tekrar ediyor ve zorlandığınız diğer konuları pas geçiyorsanız yaptığınız tekrarlar çok fazla işe yaramayacaktır.

                  Bir oturuşta 8 – 10 saat çalışıyorum ama yetmiyor diyenler kadar her gün 2-3 saat çalışıyorum ve gayet başarılıyım diyenler de var…

                  Önemli olan kendi biyoritminize uygun ve kendi öğrenem biçiminize uygun çalışmaktır. Televizyon veya müzik seti açık kalabalık bir ortamda 8 – 10 saat çalışmak yerine tam izole bir ortamda başka hiçbir uyaran yokken ve aklınıza takılan günlük yaşamın tüm sorunlarını hallettikten sonra 3 saat çalışmak çok daha verimli olacaktır.

                  Bir Budist atasözü “süpürüyorsan süpür, ister toz ol ister süpürge ama sadece süpür” der. Eğer dikkatimizi yaptığımız iş üzerinde yoğunlaştıramıyorsak kaç saat oturduğumuzun bir önemi yoktur.

                  Sevgili arkadaşlar insan beyni rutini sever. Sevdiğiniz konuları ve dersleri habire çalışırsınız sonra daha iyi öğrenirsiniz ve daha çok seversiniz ve gene çalışmak istersiniz çünkü zaten bildiğiniz ve sevdiğiniz konuları çalışırken beyniniz zorlanmaz. Bu kısır döngüyü planlı ve programlı bir çalışmayla kırmadığınız sürece başarı mümkün olmaz.

                  En basit mantıkla en nefret ettiğiniz ve en çok zorlandığınız konuların en çok çalışmanız gereken konular olduğunu unutmazsanız başarı kendiliğinden gelecektir.

Tüm yaşamınızda başarılar dileğiyle.