Aşağıda yazılı olan vakalar sitemizi ziyaret eden meslektaşlarımızın paylaşımlarıdır.
Yazan: nihat kayabaşı Fakülte: Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi
Samsun'da acil servıste intern olarak süründüğüm yıllardı:)
50 km uzaklıktakı bir ilçeden hasta sevki yapılmış ama hasta pre ex durumda oldugu halde damar yolu dahi açılmamıştı. Kıdemlı asistan hastaya hiç bi şey yapmamıslar, damar yolu bıle acılmamıs. Arasana şurayı dediğinde bende böbürlenerek ilçe hastanesini arayıp doktor ile görüşmek istediğimi söyledim.
Neyse doktor telefona geldi. Bende yaa bu nasıl sevk doktor hanım hastanın gks:3 siz bırak entube etmeyi hastaya damar yolu bile açmamışsınız dedim. Aldığım cevap benİ hem güldürdü hemde ürküttü.!!!
"Doktor bey böyle konusmayın lütfen hastanın gks'nı sıfırdan üçe çıkarmak için ne kadar uğraştığımızı siz biliyor musunuz?"
Yazan: nihat kayabaşı Fakülte: Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi
Gebze'de acil serviste nöbette iken, telefon çaldı. Başka bir özel hastaneden acil servisten arayan bir hekim S.V.O (FELÇ) ön tanısıyla hastasını sevk etmek istediğini söylemek için aramış. Hastanın glaskov koma sklasının 3 müş. Çalıştığım kurum gereksiz yoğunluk nedeniyle 2300/gün acil servis hasta sayısını görmüş oldugundan telefonda gsk:3 olan hasta hakkında fazla bilgi alamadan hastayı kabul ettım. Hasta geldiğinde monitörizasyon yapılırken tansiyonu:190/100 olan hastaya bır ampul lasix puşe yapıldı. Bu arada nörolojik muayenesini yapmadım. Orderını yazıp 2 dakika sonra norolojık muayene için geldıgımde, muayene ortasında gsk:3 olan hastanın nasıl ayaklanıp sıkıştığı için tuvalete koşuşturduğunu görünce ozel hastanelerdeki gsk kriterlerini de merak ettım:)
Yazan: DRACG Fakülte: Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi
Bizim serviste, saatlere göre, hasta profili değişiklik gösterir. Doğal olarak, akşam üstü dispeptik yakınmalar, gece yarısı SVOlar, sabaha karşı 4-5 gibi de Renal Kolik ağrıları ile gelenler yoğunluktadır. Yine bir nöbetimde sabaha karşı bir hasta iki büklüm, atmış elini beline ağrılar içinde geliyordu, öncesinde yaklaşık 7 - 8 renal kolik vakası geldiği için ben sıradakini bekliyordum ne zaman gelecek diye, yakaladım hastayı kapıda sağlık personeli arkadaşlara döndüm "işte size bir renalkolik daha getirdim" dememle adam bağırıverdi "Allah göstermesin abi ben alkolik değilim" :)
Yazan: hasret Fakülte: Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi
İlk görev yerim yozgatın bir kasabasında pratisyen hekim olarak görev yapıyordum. 20 yaşlarında bir genç yüzünün bir tarafında karıncalanma, uyuşma, dudak kenarında çekilme, yani faciel paralizi şikayetleriyle sağlık ocağına geldi. Ben de prednol 250 mg im yaptırdım. Bu arada ilei tetkiler için Kayseri Erciyes Tıp Fakültesine sevk ettim. Yaklaşık, benim çalıştıgım yerle arası 100 km. Hasta giderken açılmış, hiçbir şikayeti kalmamış ordaki yapılan tetkilerde de herhangi bir şey çıkmamış. Benim tüm kasabada ve çevre köy ve kasabalarda ünlenmemi sağladı. Hasta ve hasta yakınları doktor hanım bir iğne yaptı, bir şeyim kalmadı beni felçten kurtardı diyerek ilan etmiş. Bu sayede sağlık ocagının hasta sayısı hemen hemen ikiye katladı. Bende verdiğimiz tedaviden bu kadar kısa sürede güzel bir sonuç aldıgım için çok mutlu oldum.
Yazan: NİHAT KAYABASI Fakülte: Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi
Acil servıste yogunluk nedeniyle alel acele hasta wc’sinde pisuvura idrar yapan doktor bey, içeri bir bayan hastanın girmesi ile irkilir. Bayan elinde ördek içeri girmek istemektedir. Dr. Bey, bayana, burası erkek wc yan tarafa geç der. Hasta bayan cevap verir. Doktor bey biliyorum burasının erkek wc’si olduğunu, zaten elimdeki ördekte de babamın idrarı var :)
Yazan: ayşe z. Fakülte: İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi
Bir gün arkadaşla müşahade nöbeti tutarken asistan çocuk hastanın kan şekerine bakmamızı istedi. Anne hemen atladı '' Ben bakamam, beni kan tutar'' dedi. Anne suratını duvara dönmüş bize bakmıyorken çocuğun parmağına iğneyi batırmamızla ufaklığın kanı görüp bayılması bir oldu. Hemen ayaklarını havaya kaldırdık. Ufaklık kendine geldi ve olanlardan habersiz tatlı bir ses tonuyla ''ne olduuu anneeee'' dedi.Kan tutmasının da genetik geçişli bir hastalık olabileceğini o günden sonra düşünmeye başladık :)
Yazan: erdal kurt Fakülte: Selçuk Üniversitesi Selçuklu Tıp Fakültesi
orta yaşlı bir kadın hasta sağlık ocağında çalışırken geldi.
soru şu şikayetiniz nedir?
cevap:beni safra tutuyor.
safra hapı yazaman mı?
ne safrası teyze?yemekeleden sonra bulantın mı oluyor?
yok safralanıyorum onun için ilaç
eee kusma vs özellikle yağlı yiyeceklerden sonra?
yok hayır.ole bıseyım yok.safra için ilaç varya ondan yaz
yarın otobuse bıncem safralanmayayım diye ilaç yaz.....
meğer teyze dispeptik yakınma değil araç tutmasını sabahtan beri kastediyormuş....
reçete araca binmeden önce anti em
Yazan: Dr.Mehmet Şahin GÜLEL Fakülte: İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi
Nefroloji de bir odada ben bir odada asistan poliklinik yapıyoruz sabah... Bir kadın sıra kavgası çıkarıp erkek sekreterimizle tartıştı. Neyse zaten gamsız olan ben gene sallamadım :) Kadın seni şikayet edecem deyip çıktı (nerden bilelim kocasına şikayet edeceğini)
3 saat sonra... Öğlen vakti:
Traaaak. Kocası ve 4 izbandut polikliniğin girişindeki gariban sekreteri bastı! Tekme tokat havada uçuşuyor. Adam Myke Tyson gibi. Araya girmek istedim beni de itekledi. Neyse ben hemen bu hanzo için güvenliği aradım ve bu sırada köşeye sıkıştırılmış adamın yediği dayağı izliyedurdum... Bu olay benim başıma gelse ne yapardım diye düşündüm (sanırım abimleri arayıp adamı bizim otomobilin bagajına attırıp köye götürürdüm) herkes böyle bi durumda ne yapacağını önceden düşünmeli arkadaşlar. İntörnlük eğitimimin bir parçası da bu olay oldu.
Yazan: şeyma denli Fakülte: Selçuk Üniversitesi Selçuklu Tıp Fakültesi
Van'ın bir ilçesinde mecburi hizmetimi yapıyorum. Plk.e 25 yaşlarında bir çift geldi. Kadın hasta ve oradaki birçok kadın gibi türkçe bilmiyor.Ne şikayeti var? diye sordum adama. "Küçük karnı ağrıyor (suprapubik bölge)" dedi adam. İdrarda yanması var mı ? dedim. Adam ''Kimin benim mi?" dedi.Ben şaşkın vaziyette "hasta senmisin tabii ki eşinin'''' dedim. Adam gayet rahat "O bilmezki" dedi. Şaşkınlığım daha da artmış vaziyette "o bilmeyecekte kim bilecek" dedim.Sonra beyefendi lutfedip eşine sordu.